Tanrı ve Allah Sözcükleri Üzerine
Mitolojik tanrı söylemi yanlıştır :
İlah, "Yer tanrısı, gök tanrısı, güneş tanrısı" vb.. gibi örnekler Tanrı sözcüğünü ilah anlamına düşürmek ve her alanda olduğu gibi dinsel terimlerde de Arapçayı egemen kılmak isteyen anlayışça yapılan bu davranış, dilbilimsel açıdan da yanlıştır. Çünkü Türkçede, ilah anlamında "Kuday"; ilahe anlamındaysa "Umay" sözcükleri vardır. Son dönemlerdeki "mitolojik tanrı" yanlış kullanımı dışında Tanrı sözcüğü hiçbir zaman ilah anlamında kullanılmamıştır. Üstelik dilbilimsel açıdan İslam'daki "Allah" kavramını, İbranice kökenli Allah sözcüğünden çok daha doğru bir biçimde anlatmaktadır. Ayrıca dinsel terimlerin Arapçadan alınmış olması, gizli ancak üzerimizde çok etkin Arap milliyetçiliğinin yansımalarından biridir.
Dinsel terimler konusunda, biz Türkler, bu terimlerin Arapçasını benimserken yine Müslüman olan Farslar (İran) bunlara kendi dillerinden karşılıklar türetmişlerdir. Farsça Rab denildiğinde (ki Farsların da ateşe taparlık geçmişi vardır) tepki göstermeyenler Tanrı denildiğinde bas bas bağırmayı üstelik "Tanrı derseniz cehennemlik olursunuz." diye beyin yıkamayı sürdürmektedirler. (Yaradan denildiğinde de şimdilik sesini çıkarmayan bu insanlar Tanrı sözcüğünü öldürmeyi başarırlarsa bu sözcüğe de saldırmaya başlayacaklardır.)
Bütün dillerde olduğu gibi, İngilizce'de de Allah sözcüğü, yalnızca İngiliz ya da Amerikan kökenli Müslümanların çok küçük bir kesiminde kullanılmakta ve çevirilerde Allah değil God biçiminde geçmektedir. Tarih boyunca yazılmış bütün İngilizce metinlere ya da herhangi bir metne, günlük bir gazeteye bile, bakılırsa bunun böyle olduğu çok rahat görülür.
Bu bağlamda Arapça '' La ilahe illa Allah'' sözünün Türkçeye Allah'tan başka tanrı yoktur.'' biçiminde çevrilmesi büyük bir bilimsel yanılgı ve Türkçeyi haince kıyım çabalarına destek vermek olur. Böyle çevrilmesi önerisi, Türkçe sözcüğü ikincil yaparken Arapçasını kutsuyor. "Tanrı'dan başka ilah yoktur." çevirisiyse Türkçe sözcüğü birinci önceliğe almaktadır ve böyle çevrilmelidir. Asıl böyle olursa sözcükler gerçek anlamlarında ve yerli yerinde kullanılmış olur. Çünkü Tanrı sözcüğü en eski Türkçe döneminden beri sıfat değil özel addır ve tek bir kavramı karşılamaktadır.
Tanrı sözcüğü Türklerde, her zaman, tek bir kavramı karşılamıştır. Türkler tek bir Yaradana inanmıştır. Oysa "Allah" sözcüğünün kökenbilimsel (etimolojik) anlamı "ilahların ilahı, en büyük ilah" olup İslam yeryüzüne inmeden önceki Arapçada var olan ve o dönemdeki el yapımı en büyük put için kullanılan bir sözcüktür. Allah sözcüğünün bugünkü İslam anlayışındaki kavrama gelmesi İslam'ın gelmesinden sonra, zaman içinde, olmuştur. Kaldı ki, çağdaş Arapça'da bile, Allah sözcüğünün yan anlamlarından birinin put olarak kullanıldığı metinlere rastlamak olanaklıdır.
Bizi kavram kargaşasına götüren de Türkçe'yi önemsemeyip Arapçasını, Farsçasını ve son dönemde de batı kaynaklısını yeğliyor olmamızdır.
kaynak:
[link]






rab veya Allah'ın ibranice veya farsça kökenlerden gelmesinden ziyade bu isimlerin kuran'da geçmesi, tanrı kelimesinin ise anlamının gök-tanrı (burdaki tanrı günümüzdeki anlamıyla tanrı tabii )olması ve islam'da Allah'ın yerde veya gökte olduğu yanılgısına karşı belirgin bir ifade oluşu da kelimeye karşı müslümanlarda oluşan tepkilerin sebeplerindendir diye düşünüyorum.
tabii ki rab kelimesinin, öğreten anlamında kullanılmasından sebep çevirisel yaklaşımlara gidilmemesi tepki görebilir ancak, Allah kelimesinden bahsediyorsak, yaradanın, kelamında kendisinin anılmasını istediği hitap şekli olduğunu göz ardı edemeyiz.
bunun yanında tanrı kelimesinin günümüzde hristiyanlıkla özdeşleşmesi, "fuck you"'nun "lanet olsun dostum"la özdeşleşmesinden daha fazla önem arz etmez diye düşünüyorum.
yine de kesin bi yargı verebilmekten uzak kendi fikrim olarak şunu söyleyebilirim ki, neye inandığımızı bildikten sonra nasıl seslendiğimizin önemi gerçekten az. şekilciliğe hiç gerek yok.
Previous PageNext Page